Günümüzde firmaların ürün çeşitliliği ve üretim sayıları artıyor. Gün içersinde yüzlerce iş emri, bunlara bağlı olarak bir o kadar satın alma siparişleri açılıyor. Tedarikçi sayıları arttığı gibi, ürünlerin sevk edildiği müşteri sayısını artırmak her firmanın hedefi. Takibinde gittikçe zorlandığımız bu sistemin bir noktasında bir sorun çıktığını düşünelim. Sorunu fark ettiğimiz noktada bunun nedenini belirleyebiliriz ama kaynağını bulmamız ne kadar mümkün?

  • İşçi hatası ise kim yaptı?
  • Hangi işçimizin eğitimine dikkat edeceğiz?
  • Kalıbın eskimesi ise hangi makinemizin üstündeydi bu kalıp?
  • Aynı kalıpla başka hangi üretimleri yaptık?
  • Belki de aldığımız hammaddededir sorun. Kimden aldığım hammadde?
  • Aynı partiyi kullanarak başka üretimler de yaptım mı?
  • Depomda bir yerde duruyorlar mı yoksa sevk ettim mi?
  • Hangi müşterilerime ne zaman sevk ettim?

Eğer firmamızda izlenebilirlik yoksa bu soruların cevaplarını bulmak ya imkansızdır ya da çok zaman alacaktır.

Malzeme izlenebilirliği satın alma, üretim, depo transferleri, sevk süreçlerinde oluşan malzeme akışının, gerekli belgelerin birbirlerine bağlanması ile takibini yapar. Böyle bir sistemin oluşabilmesi için firma önce kendi süreçlerini gözden geçirmeli ve izlenebilirliğe uygun bir hale getirmelidir. Daha sonra sistemde gerekli kurgular yapılıp, süreçler esnasında gerekli veri girişleri yapıldığında izlenebilirlik raporuna ulaşılabilir.


Malzeme izlenebilirliği nasıl sağlanır?

İşletmenin süreçlerinin malzeme izlenebilirliğe uygun olması gerekir. Kimi işletmelerde bu mümkünken kimilerinde kısmı olarak yapılabilir durumdadır. Mesela parti, parti takip ettiğimiz hammaddelerimizi bir kazana atıp karıştırıyorsak ve bu kazandan parça parça yarı-mamul üretiyorsak bu noktada izlenebilirlik büyük ölçüde kaybolmaktadır. Bunun önüne geçmek üretim metodu yüzünden mümkün değildir. Başka bir örnek olarak bir firmada kullanılan metal plakaları örnek gösterelim. Yarı mamulümüz olan plakalar oluşturuldukça büyük kutulara atılıyor ve bu kutular depoda boş olan yere konuyor ve kullanma zamanı geldikçe de rast gele alınıyor. İzlenebilirliğin gene kaybolduğu bir durum fakat gerekli düzenlemeler yapıldığı takdirde -kutuların büyüklüklerinin tek partiyi alacak kadar olması, kutuların belli bir düzenle depoya yerleştirilmesi ve çekilmesi ile- izlenebilirliğin sağlanabileceği bir örnek. Malzeme izlenebilirliğini sağlamak isteyen firmaların ilk olarak kendi fiziksel ortamında bunu olanaklı kılması gerekiyor. İkinci örnek gibi durumlar için gerekli düzenlemelerin yapılması gerekirken, ilk örnek gibi durumlar için ne kadara kadar bir izlenebilirlik yapılabilir bunun kararının verilmesi gerekiyor.

Bir firmanın izlenebilirliği sağlaması için an başta satın alma süreçlerinde parti takibi yapması gerekir. Malzemelerin firma içindeki dolaşımına bakarsak, ilk olarak irsaliye ile depomuza alınırlar, daha sonra firma içi transfer belgeleri ile çeşitli depolarda dolaşabilirler. İş emirleri ile üretime girip gene iş emirleri ile üretimden çıkıp depoya girebilirler. Ürün halini aldıktan sonra ise irsaliye ile müşterilere sevk edilirler. İzlenebilirliğin sağlanması arka planda bu belgelerin birbirleri ile ilişkilendirilmesi ile yapılır. Satın alma yaparken o partiye verilecek no elle girilebilir veya bir numarator aracılığı ile sistem tarafından da verilebilir. Herhangi bir transfer yaparken hangi malzemeden ne kadar miktarda transfer edildiği bilgisinin yanında hangi partilerden olduğu da belirtilmelidir. İş emirlerine malzeme çıkışı yapılırken hangi partilerden çıkılacağı LIFO, FIFO gibi yöntemler ile sistem tarafından otomatik verilebileceği gibi eğer böyle bir sistem tercih edilmez ise kişiler tarafından hangi partilerin çekildiği sisteme girilmelidir. Barkodlu sistemlerin kurulması bu gibi noktalarda firmalara hız katacaktır. İş emirlerinde oluşan yarı mamullerin veya mamullerinde aynı şekilde takibinden sonra geriye müşteriye giden ürünlerin hangi partiden yollandığının irsaliye üzerinde belirtilmesi kalır.

Bu şekilde belgelerin birbiri ile ilişkilendirilmesi sonucu artık ileri ve geriye yönelik izlenebilirliğin yapılması mümkündür. Bunu bir örnek ile açıklayacak olursak, diyelim ki bir müşteriniz gönderdiğiniz ürünlerin bir parçasının sorunlu olduğunu size bildirdi. Bu noktada kendinden alacağınız bilgi hangi tarihte malı aldıkları gibi bir şey olabilir. Amacınız müşterinizin bahsettiği malı hangi irsaliye ile gönderdiğiniz bilgisine ulaşmaktır. İrsaliyeye ulaştıktan sonra geriye yönelik izlenebilirlik yapabiliriz. Bu irsaliyeye bağlı bütün iş emirlerini ve satın alma siparişlerini görebiliriz. Bağlı iş emirlerinde o partiyi hangi işçinin yaptığı, hangi makinede ne zaman yaptığı gibi bilgilere ulaşabiliriz. Bu durumda ilişkili makinelerin kontrolü yapılabilir veya işçilere gerekli eğitimler verilebilir. Aynı zamanda ilgili iş emrinin içine girerek, her operasyondan sonra yapılmış üretim kalite kontrol verilerine ulaşabiliriz. Sevk edilmiş sorunlu ürünün final kalite kontrol verilerini inceleyebiliriz. Eğer sorunun nedeni üretimde değil de, yapılan satın almalarda ise müşterideki irsaliyedeki ürünü oluşturan hammaddelerinizin satın alma belgelerine ulaşarak hangi tedarikçiden ne zaman almış olduğunuz bilgisine ulaşabilirsiniz. İlgili satın alma için yapılan giriş kalite kontrol sonuçlarına bakabiliriz. Geriye doğru izleme yapılıp sorunların kaynağı bulunduktan sonra ileri doğru izleme yöntemi ile bu sorunu başka nereye sıçramış olduğunu görebilirsiniz. Örnekten gidecek olursak yaptığınız satın almadaki bozuk hammaddenin hangi iş emirlerinde kullanıldığını görebilirsiniz. Belki ara stoklarınızda o hammaddeden yapılmış yarı mamulleriniz vardır. Bu yarı mamullerin hangi deponuzun hangi stok yerinde bulunduğu bilgisi önem kazanacaktır. Böylece bu yarı mamullerde gerekli kontrolleri ve yeniden işlemeleri yapabilirsiniz. Veya iş emirleri ile ürün haline getirildikten sonra arkasından irsaliyeler geliyordur yani sorunlu malı başka müşterilerinize de sevk etmiş olabilirsiniz. O zaman da gerekli irsaliyelere ulaşarak hatanızı müşterileriniz size şikâyette bulunmadan telafi edebilirsiniz.

 

İzlenebilirlik kısaca tarladan sofraya ya da çiftlikten çatala kadar üretim, işleme, depolama, dağıtım gibi tedarik zincirinin tüm aşamalarında gıdaları izleyebilme kabiliyetidir.  Gıda izlenebilirliği en başta gıda güvenliği ve risk yönetimi araçlarından biridir. Herhangi bir gıda kaynaklı sorunla karşılaşıldığında kayıtları inceleyerek sorunlu ürün kaynağını tespit etmek ve pazardan geri toplamak amacındadır. İzlenebilirlik ürün akışlarının denetimi ve ürün kimliğinin doğrulanması açısından da önemlidir. Tedarik zinciri yönetimini kolaylaştırmak ve bilgi akışında etkinliği arttırmak, gıda kalite güvencesini sağlamak ve tüketiciyi bilgilendirme ve iletişim de diğer amaçları arasındadır. Geçmişte yaşanan BSE (delidana hastalığı) başta olmak üzere gıda krizleri nedeniyle tüketicilerde oluşan güven kaybı, AB ve ABD başta olmak üzere birçok ülkeyi bir takım yasal düzenlemeler yaparak gıda güvenliğinde izlenebilirliği sağlamaya yönlendirmiştir. Bu izlenebilirlik düzenlemeleri ile tüketici sağlığına riskleri azaltmak ve/veya önlemek hedeflenmiştir.
Son yıllarda biyoteknolojinin hızla gelişmesi sonucunda elde edilen GDO ürünler konusunda endişelerin arttığı ve tüketici ilgisinin yükseldiği bir döneme girilmiştir. Tüketiciler gıda güvenliği, çevre koruma ve hayvan refahı gibi değerleri de sorgulamaya başlamışlardır (Frans, 2000). Yukarıda açıklanan ve sağlık riskiyle ilişkili olmayan bu izlenebilirlik türünde ürün ve üretim karakteristiklerinin sorgulanması ön plandadır (Beekman, 2006).
Diğer yandan bilginin güvenilirliği önemlidir. Etiket sahte ve/veya yanlış bilgilendirici  olabilir. Bilgi kaynaklarının objektifliği de önemlidir ve doğrulanması gerekir.
Korthals (2008) üretim ve tüketim arasındaki mesafenin uzunluğu nedeniyle tüketicinin etik izlenebilirlik için gıda seçiminde baskın olmaya başladığını; mevcut yönelimlerin 3 çeşit etik ilgi yarattığını bildirerek bunları hayvan refahı, güvenilir bilgi ve izlenebilirliğe iştirak etme ve katılım olarak sıralamaktadır.
Lang ve Ark. (2005) ise etik izlenebilirlik amaçlarını şöyle sıralamaktadır:
· Hayvan refahını sağlamak
· İnsan sağlığını korumak
· Sürdürülebilir üretim, çevre dostu üretim ve işleme yöntemlerini teşvik etmek
· Ticareti iyileştirmek
· Çalışma koşullarını iyileştirmek
· Kaliteyi (tat ve bileşim vb) garanti altına almak
· Üretim yeri ve ürünün kökenini bilmek
· Tüketici güvenini geliştirmek
· Katılımcılığı geliştirmek
· Saydamlık sağlamak
Tüketici açısından gıda etiği, gıdanın geçmişiyle ilişkili olan bir kavramdır. Böylece gıdanın üretimi ile ilgili bilgiler yukarıda listelenenler hakkında bilgi verecek ve tüketicinin seçiminde etkili olacaktır (Coff, 2006; Coff ve Ark., 2007).
Günümüzde izlenebilirlik sistemlerinde tüketici gereksinmeleri ve algılarını dikkate alan çalışmaların çok az olduğu görülmektedir (Hallanaway ve Ark. 2007).
Sonuç olarak Türkiye’nin 5179 sayılı yasa ve AB’nin genel gıda yasası da dâhil ülkelerin hemen hepsinde gıda güvenliği ile yasalarda izlenebilirlik aktif olmaktan ziyade proaktif yaklaşımlarla inşa edilmişlerdir (Cebeci ve Boğa, 2009). Japonya gibi bazı ülkelerde tüketici yönelimli izlenebilirlik belli düzeylerde uygulanmaya çalışılmakla birlikte yasal zorunluluk gereği değil ancak kurumsal imajı geliştirmek ve sorumluluk yaklaşımlarıyla yapılmaktadır.
FEEDTRACE: TÜRKİYE’DE ÖRNEK BİR GIDA İZLENEBİRLİĞİ SİSTEMİ
Bir TÜBİTAK TOVAG Projesi kapsamında geliştirilen “feedTRace” adındaki izlenebilirlik sistemi karmaşık bir zincir yapısı gösteren karma yem ve piliç eti sektörleri için denenmiş ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir bir izlenebilirlik sistemidir. feedTRace sistemi her ne kadar iki  zincir için test edilmiş olmakla birlikte, her türlü yaş ve işlenmiş meyve, sebze, tarla ürünleri, endüstriyel ürünler için tüketici yönelimli izlenebilirlik yaklaşımıyla tasarlanmış bir sistem olup istenen zincire hatta tüm gıda zincirine adapte edilir bir ölçekle geliştirilmiştir.
FeedTRace sistem mimarisi
Günümüzde gittikçe küreselleşen ticaret trafiği ve hacmi ürün bilgi akışlarında ve etiketleme sisteminde küresel yaklaşımların dikkate alınmasını zorunlu kılmaktadır. FeedTrace İzlenebilirlik Sistemi bu nedenle:
-          Ulusal ve uluslar arası (AB, ABD) yasal düzenlemeleri
-          Ulusal ve Uluslar arası standartlar (ISO 22000:xxxx, HACCP, BRC,…)
-          Çok dillilik (Türkçe, İngilizce, …)
-          Farklı sistemler arasında XML EDI ve SOAP http veri değişim protokolleri
dikkate alınarak geliştirilmiş olup Uluslarası ticarette tüm tarafların ve tüketicilerin kullanımına hazır durumda bir sistemdir.
Sistem ağ tabanlı bir sistem olup İnternet üzerinden Web tabanlı ve GSM ağları üzerinden SMS ve 3G Mobil PDA cihazları ile kullanılabilir mimaride hizmetler ve arayüzler sunmaktadır.
Sistem ürünler, paketler ve paletler üzerine barkodları istediğiniz formatta basmanızı ve yapıştırmanızı sağlayan bileşenleri de sunuyor.
Sistemin tüm bileşenleri kullanıcı dostu bir yaklaşımla ve kendini açıklar metin yardımlarıyla (tiptexts) desteklenmiş olup minimum eğitim gereksinimi ile kullanılabilir durumdadır.
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyometri ve Genetik Anabilim Dalı’na yöneticisi olduğum proje kapsamında geliştirmiş olduğumuz gıda izlenebilirliği sistemi bir çok AB ve ABD projesinde örnek olarak görülmüştür. Sistemin test sunucusuna http://193.140.54.98 IP adresinden erişebilmektedir.
Sonuç olarak gıda kaynaklı riskleri en aza düşürmek, yasaların zorunluluğu gördüğü izlenebilirlik gereksinmelerini yerine getirmek, sorun olduğunda hızlı ve sessiz geri toplama için gerekli raporları birkaç saniye içinde üretmek gibi temel işlemlerin ötesinde tüketicilere bilgiye dayalı seçme imkanı tanıyarak rekabet avantajı yaratmayı da sağlayan feedTRace sistemi ile ilgili daha geniş bilgi almak için aşağıdaki adresten iletişim kurabilirsiniz. Sistemi, yerel, bölgesel veya ülkesel düzeyde istenilen ürün veya ürün grupları için kullanmak istediğinizde sizlere yardımcı olmaktan mutluluk duyacağız.
SERADAN SOFRAYA İZLENEBİLİRLİK ARTIK BİR HAYAL DEĞİL
Prof.Dr. Zeynel Cebeci
Çukurova Üniversitesi
Ziraat Fakültesi
01330 Adana
Eposta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
KAYNAKÇA
Beekman, V. (2006). Consumer concerns and ethical traceability: outline of a liberal argument. Ethics and the Politics of Food: Preprints of the 6th Congress of the European Society for Agricultural and Food Ethics: EurSAFE 2006 (M. Kaiser, ed.). Oslo, Norway, June 22-24, 2006.
Cebeci, Z., Boğa, M. (2009). Piliç Eti Zincirinde Bir Coğrafi İzlenebilirlik Uygulaması, Akademik Bilişim Konferansı, Şubat 2009, Harran Üniv., Ş.Urfa (Basımda, e-versiyon: http://ab.org.tr/ab09/bildiri/45.doc, 2.9.2009).
Coff, C. (2006), The Taste for Ethics: An Ethic of Food Consumption (Dordrecht: Springer, 2006), 212 pp.
Coff, C., Arienzo, A., Barling, D., Beekman, V., Bjerg, M., Castagna, M., Ciaramelli, F., Einarsdottir, T., Kabourakis, M., Kristensen, N.H., Korthals, M., Lang, T., Nicolosi, G., Nielsen, T., Papadopoulos, D., Schipper, L., Sharpe, R., Vassiliou, A. (2007). Ethical Traceability, EU 510235 of FP6-2003-Science and Society-Project report, Copenhagen, DK. (Erişim: http://chrcoff.dk/Rapporter/Ethicaltraceability.pdf, 2.9.2009).
Clemens, R. (2003). Meat Traceability in Japan. Review Paper (IAR 9:4:4-5), November 2003, Center for Agricultural and Rural Development, Iowa State Univ. US. 4 pages. (Erişim: http://www.agmrc.org/media/cms/meattraceability_A930CADCDD1B2.pdf, 11.9.2009)
Frans, W. A. B (2000). “Food, Consumer Concerns, and Trust: Food Ethics for a Globalizing Market”, Journal of Agricultural and Environmental Ethics, 12 (2):127-139.
Halawany, R., Bauer, C., Giraud, G., Schaer, B. (2007). Consumers’ Acceptability and Rejection of Food Traceability Systems, a French-German Cross-Comparison,  2007 1st Forum, February 15-17, 2007, Innsbruck, Austria 6567, International European Forum on Innovation and System Dynamics in Food Networks.
Korthals, M.J.J.A.A. (2008). Ethics and politicks of food; toward a deliberative perspective. Journal of Social Philosophy 39 (3): 445 – 463.
Lang, T., Barling, D., Sharpe, R. (2005). ‘Ethical traceability’ and the UK wheat-flour-bread chain, Agri-Food Network Seminar on Ethical Consumption, October 2005. Department of Food Policy, City University, London, UK. (Erişim: http://www.sustainweb.org/pdf/afn_m7_p1.pdf, 1.9.2009)
Roos, G., Terragni, L., Torjusen, H. (2007).   The local in the global – creating ethical relations between producers and consumers, Andropology of Food, S2: Special issue on local food products and systems, March 2007.  (Erişim: http://aof.revues.org/index489.html, 1.9.2009).

Gıdaların Etik İzlenebilirliği: Bilgiye Dayalı Gıda Seçimi08 Ocak 2011, 19:4012141618 Zeynel CEBECİ Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir  İzlenebilirlik kısaca tarladan sofraya ya da çiftlikten çatala kadar üretim, işleme, depolama, dağıtım gibi tedarik zincirinin tüm aşamalarında gıdaları izleyebilme kabiliyetidir.  Gıda izlenebilirliği en başta gıda güvenliği ve risk yönetimi araçlarından biridir. Herhangi bir gıda kaynaklı sorunla karşılaşıldığında kayıtları inceleyerek sorunlu ürün kaynağını tespit etmek ve pazardan geri toplamak amacındadır. İzlenebilirlik ürün akışlarının denetimi ve ürün kimliğinin doğrulanması açısından da önemlidir. Tedarik zinciri yönetimini kolaylaştırmak ve bilgi akışında etkinliği arttırmak, gıda kalite güvencesini sağlamak ve tüketiciyi bilgilendirme ve iletişim de diğer amaçları arasındadır. Geçmişte yaşanan BSE (delidana hastalığı) başta olmak üzere gıda krizleri nedeniyle tüketicilerde oluşan güven kaybı, AB ve ABD başta olmak üzere birçok ülkeyi bir takım yasal düzenlemeler yaparak gıda güvenliğinde izlenebilirliği sağlamaya yönlendirmiştir. Bu izlenebilirlik düzenlemeleri ile tüketici sağlığına riskleri azaltmak ve/veya önlemek hedeflenmiştir.Son yıllarda biyoteknolojinin hızla gelişmesi sonucunda elde edilen GDO ürünler konusunda endişelerin arttığı ve tüketici ilgisinin yükseldiği bir döneme girilmiştir. Tüketiciler gıda güvenliği, çevre koruma ve hayvan refahı gibi değerleri de sorgulamaya başlamışlardır (Frans, 2000). Yukarıda açıklanan ve sağlık riskiyle ilişkili olmayan bu izlenebilirlik türünde ürün ve üretim karakteristiklerinin sorgulanması ön plandadır (Beekman, 2006). Diğer yandan bilginin güvenilirliği önemlidir. Etiket sahte ve/veya yanlış bilgilendirici  olabilir. Bilgi kaynaklarının objektifliği de önemlidir ve doğrulanması gerekir. Korthals (2008) üretim ve tüketim arasındaki mesafenin uzunluğu nedeniyle tüketicinin etik izlenebilirlik için gıda seçiminde baskın olmaya başladığını; mevcut yönelimlerin 3 çeşit etik ilgi yarattığını bildirerek bunları hayvan refahı, güvenilir bilgi ve izlenebilirliğe iştirak etme ve katılım olarak sıralamaktadır.Lang ve Ark. (2005) ise etik izlenebilirlik amaçlarını şöyle sıralamaktadır:· Hayvan refahını sağlamak · İnsan sağlığını korumak · Sürdürülebilir üretim, çevre dostu üretim ve işleme yöntemlerini teşvik etmek · Ticareti iyileştirmek · Çalışma koşullarını iyileştirmek · Kaliteyi (tat ve bileşim vb) garanti altına almak · Üretim yeri ve ürünün kökenini bilmek · Tüketici güvenini geliştirmek · Katılımcılığı geliştirmek · Saydamlık sağlamak Tüketici açısından gıda etiği, gıdanın geçmişiyle ilişkili olan bir kavramdır. Böylece gıdanın üretimi ile ilgili bilgiler yukarıda listelenenler hakkında bilgi verecek ve tüketicinin seçiminde etkili olacaktır (Coff, 2006; Coff ve Ark., 2007). Günümüzde izlenebilirlik sistemlerinde tüketici gereksinmeleri ve algılarını dikkate alan çalışmaların çok az olduğu görülmektedir (Hallanaway ve Ark. 2007). Sonuç olarak Türkiye’nin 5179 sayılı yasa ve AB’nin genel gıda yasası da dâhil ülkelerin hemen hepsinde gıda güvenliği ile yasalarda izlenebilirlik aktif olmaktan ziyade proaktif yaklaşımlarla inşa edilmişlerdir (Cebeci ve Boğa, 2009). Japonya gibi bazı ülkelerde tüketici yönelimli izlenebilirlik belli düzeylerde uygulanmaya çalışılmakla birlikte yasal zorunluluk gereği değil ancak kurumsal imajı geliştirmek ve sorumluluk yaklaşımlarıyla yapılmaktadır.  FEEDTRACE: TÜRKİYE’DE ÖRNEK BİR GIDA İZLENEBİRLİĞİ SİSTEMİBir TÜBİTAK TOVAG Projesi kapsamında geliştirilen “feedTRace” adındaki izlenebilirlik sistemi karmaşık bir zincir yapısı gösteren karma yem ve piliç eti sektörleri için denenmiş ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir bir izlenebilirlik sistemidir. feedTRace sistemi her ne kadar iki  zincir için test edilmiş olmakla birlikte, her türlü yaş ve işlenmiş meyve, sebze, tarla ürünleri, endüstriyel ürünler için tüketici yönelimli izlenebilirlik yaklaşımıyla tasarlanmış bir sistem olup istenen zincire hatta tüm gıda zincirine adapte edilir bir ölçekle geliştirilmiştir.

FeedTRace sistem mimarisi Günümüzde gittikçe küreselleşen ticaret trafiği ve hacmi ürün bilgi akışlarında ve etiketleme sisteminde küresel yaklaşımların dikkate alınmasını zorunlu kılmaktadır. FeedTrace İzlenebilirlik Sistemi bu nedenle:-          Ulusal ve uluslar arası (AB, ABD) yasal düzenlemeleri-          Ulusal ve Uluslar arası standartlar (ISO 22000:xxxx, HACCP, BRC,…)-          Çok dillilik (Türkçe, İngilizce, …)-          Farklı sistemler arasında XML EDI ve SOAP http veri değişim protokolleridikkate alınarak geliştirilmiş olup Uluslarası ticarette tüm tarafların ve tüketicilerin kullanımına hazır durumda bir sistemdir.Sistem ağ tabanlı bir sistem olup İnternet üzerinden Web tabanlı ve GSM ağları üzerinden SMS ve 3G Mobil PDA cihazları ile kullanılabilir mimaride hizmetler ve arayüzler sunmaktadır.Sistem ürünler, paketler ve paletler üzerine barkodları istediğiniz formatta basmanızı ve yapıştırmanızı sağlayan bileşenleri de sunuyor.Sistemin tüm bileşenleri kullanıcı dostu bir yaklaşımla ve kendini açıklar metin yardımlarıyla (tiptexts) desteklenmiş olup minimum eğitim gereksinimi ile kullanılabilir durumdadır.Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyometri ve Genetik Anabilim Dalı’na yöneticisi olduğum proje kapsamında geliştirmiş olduğumuz gıda izlenebilirliği sistemi bir çok AB ve ABD projesinde örnek olarak görülmüştür. Sistemin test sunucusuna http://193.140.54.98 IP adresinden erişebilmektedir. Sonuç olarak gıda kaynaklı riskleri en aza düşürmek, yasaların zorunluluğu gördüğü izlenebilirlik gereksinmelerini yerine getirmek, sorun olduğunda hızlı ve sessiz geri toplama için gerekli raporları birkaç saniye içinde üretmek gibi temel işlemlerin ötesinde tüketicilere bilgiye dayalı seçme imkanı tanıyarak rekabet avantajı yaratmayı da sağlayan feedTRace sistemi ile ilgili daha geniş bilgi almak için aşağıdaki adresten iletişim kurabilirsiniz. Sistemi, yerel, bölgesel veya ülkesel düzeyde istenilen ürün veya ürün grupları için kullanmak istediğinizde sizlere yardımcı olmaktan mutluluk duyacağız. SERADAN SOFRAYA İZLENEBİLİRLİK ARTIK BİR HAYAL DEĞİL Prof.Dr. Zeynel CebeciÇukurova ÜniversitesiZiraat Fakültesi01330 AdanaEposta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir      KAYNAKÇA

Beekman, V. (2006). Consumer concerns and ethical traceability: outline of a liberal argument. Ethics and the Politics of Food: Preprints of the 6th Congress of the European Society for Agricultural and Food Ethics: EurSAFE 2006 (M. Kaiser, ed.). Oslo, Norway, June 22-24, 2006. Cebeci, Z., Boğa, M. (2009). Piliç Eti Zincirinde Bir Coğrafi İzlenebilirlik Uygulaması, Akademik Bilişim Konferansı, Şubat 2009, Harran Üniv., Ş.Urfa (Basımda, e-versiyon: http://ab.org.tr/ab09/bildiri/45.doc, 2.9.2009).Coff, C. (2006), The Taste for Ethics: An Ethic of Food Consumption (Dordrecht: Springer, 2006), 212 pp. Coff, C., Arienzo, A., Barling, D., Beekman, V., Bjerg, M., Castagna, M., Ciaramelli, F., Einarsdottir, T., Kabourakis, M., Kristensen, N.H., Korthals, M., Lang, T., Nicolosi, G., Nielsen, T., Papadopoulos, D., Schipper, L., Sharpe, R., Vassiliou, A. (2007). Ethical Traceability, EU 510235 of FP6-2003-Science and Society-Project report, Copenhagen, DK. (Erişim: http://chrcoff.dk/Rapporter/Ethicaltraceability.pdf, 2.9.2009). Clemens, R. (2003). Meat Traceability in Japan. Review Paper (IAR 9:4:4-5), November 2003, Center for Agricultural and Rural Development, Iowa State Univ. US. 4 pages. (Erişim: http://www.agmrc.org/media/cms/meattraceability_A930CADCDD1B2.pdf, 11.9.2009) Frans, W. A. B (2000). “Food, Consumer Concerns, and Trust: Food Ethics for a Globalizing Market”, Journal of Agricultural and Environmental Ethics, 12 (2):127-139.
Halawany, R., Bauer, C., Giraud, G., Schaer, B. (2007). Consumers’ Acceptability and Rejection of Food Traceability Systems, a French-German Cross-Comparison,  2007 1st Forum, February 15-17, 2007, Innsbruck, Austria 6567, International European Forum on Innovation and System Dynamics in Food Networks.Korthals, M.J.J.A.A. (2008). Ethics and politicks of food; toward a deliberative perspective. Journal of Social Philosophy 39 (3): 445 – 463.Lang, T., Barling, D., Sharpe, R. (2005). ‘Ethical traceability’ and the UK wheat-flour-bread chain, Agri-Food Network Seminar on Ethical Consumption, October 2005. Department of Food Policy, City University, London, UK. (Erişim: http://www.sustainweb.org/pdf/afn_m7_p1.pdf, 1.9.2009)Roos, G., Terragni, L., Torjusen, H. (2007).   The local in the global – creating ethical relations between producers and consumers, Andropology of Food, S2: Special issue on local food products and systems, March 2007.  (Erişim: http://aof.revues.org/index489.html, 1.9.2009).